Yıllar önce sucuk vardı. Sonra bazı üreticiler sucuk yaparken doğal kurumayı beklemeden ısıl işlemlerle, tavalama da dedikleri bir yöntemle daha kısa bir sürede üretmeye başladılar.

Buna önce bir tepki oldu. Dediler ki bu sucuk değil, çünkü sucuk böyle yapılmaz, yapılırsa da bu sucuk olmaz. Yapanlar mecburen tamam dedi, bunlara isim koydular; “ISIL İŞLEM GÖRMÜŞ SUCUK BENZERİ ÜRÜN”

Bir zamanlar böyle kurallar vardı…

Bir süre böyle gitti. Bu arada bu sucukların üzerine bu ibareyi yukarıdaki gibi kocaman harflerle değil, küçük küçük yazdılar. Etiketlere markayı yazarken X SUCUK şeklinde yazarak bu ürünlerin sucuk olduğu hissini yaratmaya çalıştılar. Başarılı da oldular. Birçok insan bunları sucuk diye aldı ve yedi.

Fakat durmadılar, ilgili kamu kurumları ile nasıl anlaştılarsa anlaştılar, sucuğu yeniden tanımladılar. Sucuk benzeri ürünler sucuk oldu. Bunlara “ısıl işlem görmüş sucuk” dediler. Bildiğimiz sucuğun ismi de haliyle değişti, o da “fermente sucuk” oldu. “Doğal fermente sucuk” diye etiketlenen de var ama onun ne farkı var bilmiyorum. Aslında ısıl işlem görünce ne oluyor, fermente olunca ne oluyor, doğal olunca ne oluyor, organik olunca ne oluyor bunları da bilmiyoruz. Kamu kurumları da bu konularda sessiz. Konuyu televizyonlardaki bazı tartışma programlarından takip etmeye çalışıyoruz ama o programlarda da kim kimdir, kim kime çalışıyor o da belli değil.

İşin esas kötü yanı ise bu konuda hassas davranmaya çalışıyor ve fermente sucuk tercih ediyorsanız, onun ne kadar fermente olduğu da çok garantili değil. Kocaman kocaman neredeyse asırlık firmaların bile bakanlığın yaptığı kontrollerde etiketleri ile içeriklerinin uymaması büyük sıkıntı.

Sıhhi, nefis. ısıl işlem görmüş… benzeri mi sucuk mu?

Bu problem tabii ki sucuk ile sınırlı değil. Yoğurttan peynire, tereyağından meyvelere kadar hemen her üründe bu tür gizli veya açık hileler, kelime oyunları hep var. Dondurma satıyormuş gibi yapıp başka bir şey satmalar, yumurtanın envai çeşidini satıp kafa karıştırmalar, televizyonda yayınlanan tartışma programlarında da lüzumsuz bilgilerle tüketicinin kafasını iyice karıştırıp kontrolün iyice kaçmasını sağlıyorlar. Afilli ve sonsuz sayıda kelimelerle ürünleri tanımlayarak, neyin sağlıklı, neyin sağlıksız olduğunu iyice şaşırtıyorlar. İnternetteki kirliliğin çok benzerini gıda alanına yaydılar.

Sonuç olarak artık sebze mi yiyoruz, meyve mi yiyoruz, yoksa benzeri ürünler mi tüketiyoruz belli değil. Endüstri her şeye olduğu gibi gıdaya da el attı ve aynı satış taktikleriyle, sadece daha çok kar gözüyle sağlıklı gıda arayışını bile bir kar realizasyonuna çevirdi. Organik sertifikasını bile gıda endüstrisi veriyor. Bu kontrolsüzlükte kim nasıl üretiyor, kim nasıl sertifikalandırıyor, organik dedikleri nedir, onu da siz düşünün, siz karar verin.

Sağlıkla kalın.